Tip 2 Diyabet Tedavisi ve Son Bilimsel Çalışmalar

Tip 2 Diyabet Tedavisi ve Son Bilimsel Çalışmalar
Tip 2 diyabet tedavisi mümkün mü? Obez ve şeker hastası birçok insan zayıflayınca şeker hastalıklarında ciddi oranlarda iyileşmeler görüldü.
Bu sayfadaki linklere tıklayıp gezinirseniz bizde bir şeyler kazanabiliriz. Destekleriniz için Teşekkür ederiz. 

Dünya Sağlık Örgütü Türkiye’de 2000 yılında yaklaşık 3 milyon diyabetli olduğunu raporlamış ve diyabetli sayısının 2030 yılında 6,5 milyona ulaşacağını tahmin etmiş.

 

Ancak 2030 için tahmin edilen bu rakamlar 2014 yılında aşılmış ve ülkemizdeki diyabetli sayısı 7 milyonun üstüne çıkmıştır.

 

İşin ne kadar vahim olduğunu görmek için böyle bir giriş yapmak istedik.

 

Tip 2 diyabet hakkında çok şey duymuş olabilirsiniz, ama bunun vücudunuza gerçekte ne yaptığını biliyor musunuz?

 

Tip 2 diyabet, yüksek kan şekeri hastalığıdır. Ayrıca karbonhidrat intoleransı veya insülin direnci olarak da düşünülebilir.

 

Bu makalede, tip 2 diyabetin nedenlerini ve nasıl tedavi edileceğini keşfedeceğiz.

 

Tip 2 diyabet tedavisi için bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmış 3 yöntem vardır:

 

  • Çok Düşük Kalorili Diyet
  • Düşük Karbonhidratlı Diyet
  • Bariatrik Cerrahi 

 

Bu başlıkları tek tek açıklamadan önce basit bir tip 2 diyabet tanımı yapalım ve yediğimiz besinlerin vücudumuzda nasıl bir etki oluşturduklarını inceleyelim.

 

Tip 2 Diyabet Nedir?

 

Pankreas insülin adı verilen bir hormon üretir. Kan şekeri (glikoz) seviyeniz yükseldiğinde, pankreas insülini serbest bırakır. Bu, şekerin kanınızdan hücrelerinize, enerji kaynağı olarak kullanılabileceği yerlere taşınmasını gerçekleştirir. Kanınızdaki glikoz seviyeleri düştükçe, pankreasınız insülin salmayı durdurur.

 

Tip 2 diyabet şekeri nasıl metabolize edeceğinizi etkiler. Ya pankreasınız yeterince insülin üretmez ya da vücudunuz insülinin etkilerine karşı direnç kazanır. Bu, kanda glikoz birikmesine neden olur. Buna hiperglisemi denir. Toplumda bilinen ismi ile şeker hastalığı veya tip 2 diyabet bu duruma denir.

 

Yiyecekler Kan Şekerini Nasıl Etkiler?

 

Karbonhidrat, protein ve yağ yediğimizde ne olur?

 

Kan şekeriniz, farklı makro besinlere çok farklı tepki verir. Yağ, kan insülin veya kan şeker seviyelerini etkilemez. Karbonhidratlar yüksek etkiye sahiptir ve  protein kan şekerini orta derecede etkiler, ancak yağın etkisi çok azdır.

 


 

Karbonhidratlar ve yağlar vücut için enerji sağlayabilir - ama aynı zamanda değil. Eğer diyetiniz karbonhidratlar açısından zengin ise vücudunuz tükettiğiniz ve depoladığınız karbonhidratları yakmadan yağ yakmaya başlamaz. 

 

Karbonhidrat kaynakları tükenince, yağ tercih edilen yakıt kaynağı haline gelir.

 

Bir makro besin alımını azalttığınızda, aç hissetmemeniz ve yeterli enerjiye sahip olmak için bir diğer makro besin alımınızı arttırmanız gerekir.

 

Düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı bir diyette yağ, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar ve ayrıca açlık ile yemek yeme isteğini azaltır.

 

Çok Düşük Kalorili Diyet

 

Çok düşük kalorili diyetler (ÇDKD) yediğiniz yiyecek miktarını, genellikle günde maksimum 800 kaloriye düşürmenizi öneren diyetlerdir.

 

ÇDKD'ler günde iki öğün beslenmeyi ve katı besinler yerine içecekler, smoothieler ve hazır yemek barlarını öğünler yerine tercih etmenizi önerirler. ÇDKD'ler, fazla kilolu ve birçok diyet planı denedikten sonra kilo veremeyen insanlar için idealdir.

 

Burada amaç vücudu depolanan yağları yakmaya sevk etmektir. Böylece zayıflayacak ve iç organları saran yağların azalması ile tip 2 diyabeti geri çevirecek ve tedavi bulmuş olacaksınız.

 

Oruç çeşitlerini de çok düşük kalorili diyetlere örnek verebiliriz. Aralıklı oruç, su oruç çeşitleri ve part-time diyet gibi haftanın 2 günü oruç tutarsınız.

 

Bu plana göre, haftanın beş günü, yaklaşık 2000 kalorilik dengeli bir Akdeniz tarzı diyet uygularsınız ve sonra kendinizi diğer iki gün boyunca günde 500 kalorilik düşük karbonhidrat diyeti ile sınırlandırırsınız.

 

Düşük Karbonhidratlı Diyet

 

Tip 2 diyabet, yüksek kan şekeri hastalığıdır. Ayrıca karbonhidrat intoleransı veya insülin direnci olarak da düşünülebilir. Bu, tip 2 diyabetli biri karbonhidrat yediğinde, kan şekerinin sağlıklı bir seviyenin üzerine çıkmasına neden olur.

 

Herkesin farklı bir karbonhidrat toleransı vardır. 

 

Bir kişi sorunsuzca yüksek karbonhidratlı bir diyet uygulayabilir, bir başkası çok az karbonhidrat içeren bir diyet uygularken bile kan şekeri yüksek seviyelere çıkabilir. Her iki insan da kendi kişisel tolerans düzeyleri içinde yemek yedikleri sürece sağlıklı kalabilirler.

 

Karbonhidrat nedir? Ekmek, makarna, meyve ve nişasta gibi birçok gıdadaki ana enerji kaynaklarından biridir. Karbonhidratlar sindirildiğinde, kandaki glikoza dönüşür. Bunu kan şekeri olarak biliyor olabilirsiniz.

 


İnsan vücudu 5 litre kan başına sadece 1 tatlı kaşığı şekere izin verir, ancak bir bardak pişmiş beyaz pirinçte 9 tatlı kaşığı şeker vardır.

 

Kanınızdaki aşırı glikoz, insülin hormonu tarafından hücrelere taşınır. Yüksek karbonhidrat toleransı olan bir kişide bu işlem iyi çalışır ve kandaki aşırı şekeri derhal normal seviyelere düşürülür.

 

Karbonhidrat intoleransı, tip 2 diyabet veya prediyabetli bir kişide, bu sistem düzgün çalışmaz. 

 

Vücut insülin duyarlılığını kaybeder ve fazla kan şekerini hücreler taşımak için daha fazla insülin gerekir. Sonuç olarak, kan şekeri yüksek seviyelerde kalır ve insülin seviyeleri de yüksektir ve bu yüksek insülin seviyeleri vücudunuzu insüline daha az duyarlı hale getirebilir.

 

Sonuç? Döngü tekrar tekrar olacak ve sorun daha da kötüleşecek.

 

Bu durumun giderilmesi için düşük karbonhidratlı bir diyet uygulamak döngüyü yeniden çalışır hale getirebilir.

 

Tip 2 diyabeti olan birçok kişi kilolu olduğundan, yüksek yağlı bir diyet yararsız gibi görünebilir.

 

Ketojenik diyetin amacı vücudun karbonhidratlar veya glikoz yerine enerji için yağ kullanmasını sağlamaktır. Keto diyetinde, enerjinizin çoğunu yağdan alırsınız, enerjinin çok az bir kısmı karbonhidratlardan gelir.

 

Ketojenik diyet, doymuş yağları tüketmeniz gerektiği anlamına gelmez. Kalp sağlığına faydalı yağlar, genel sağlığı sürdürmenin anahtarıdır. 

 

Ketojenik diyette yaygın olarak tüketilen bazı sağlıklı yiyecekler şunlardır:

 

  • Yumurtalar
  • Somon gibi yağlı balıklar
  • Süzme peynir
  • Avokado
  • Zeytin ve zeytinyağı
  • Kuruyemişler
  • Tohumlar (ciha, kinoa, ayçiçek, kabak)

 

 

Ketojenik Diyetin Kan Şekeri Üzerindeki Etkileri

 

Ketojenik diyet kan şekeri seviyesini düşürme potansiyeline sahiptir. Karbonhidrat alımını yönetmek genellikle tip 2 diyabet hastaları için önerilir çünkü karbonhidratlar şekere dönüşür ve büyük miktarlarda kan şekeri artışına neden olabilir.

 

Ancak, karbonhidrat porsiyonları doktorunuzun yardımı ile bireysel olarak belirlenmelidir.

 

Zaten yüksek kan şekeri düzeyine sahipseniz, çok fazla karbonhidrat yemek tehlikeli olabilir. Odağı yağa değiştirerek, bazı insanlar kan şekeri seviyelerinde düzelme yaşayabilir.

 

2008'de araştırmacılar, düşük karbonhidratlı diyetin etkilerini incelemek için tip 2 diyabet ve obezite hastası olan insanlar üzerinde 24 haftalık bir çalışma yürüttüler.

 

Çalışmanın sonunda, ketojenik diyeti izleyen katılımcılar düşük glisemik diyeti izleyenlere kıyasla kan şekeri kontrolü ve ilaç azaltmada daha büyük gelişmeler gösterdi.

 

Bir başka çalışma ketojenik diyetin kan şekeri kontrolü, A1c (kan şekeri kontrol tahlili), kilo kaybı ve insülin gereksinimlerinde diğer diyetlerden daha önemli gelişmelere yol açabileceğini bildirdi.

 

2017 yılında yapılan bir çalışmada da kilo kaybı ve A1c takibi ile ilgili 32 hafta sürdürülen çalışma boyunca ketojenik diyet, geleneksel az yağlı diyabet diyetine göre daha iyi performans gösterdiği bulundu.

 

Dr. Sarah Hallberg 2 yıl süre ile ketojenik diyeti takip eden tip 2 diyabet hastalarının %91’nin ya insülin kullanımını azaltığını veya tamamen insülin kullanımını bıraktığını aktardığı çalışmasını youtube kanalında izleyebilirsiniz.

 

Ayrıca bu hastaların ortalama vücut ağırlıklarının %10 kadar zayıfladıklarını aktarıyor D. Sarah Hallberg yaptığı çalışmada.

 

Bu veriler ve bilimsel çalışmalar düşük karbonhidratlı diyetin başarılı sonuçlar verebileceğini gösteriyor.

 


 

Klinik çalışmalar düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı bir diyetin, sizi daha az yemeye ve egzersiz yapmaya teşvik eden programlardan çok daha etkili olduğunu kanıtlamıştır.

 

Dr. Sarah Hallberg'in yaptığı klinik çalışmalarda 6 ay içinde başlangıç vücut ağırlığının yaklaşık %12 kadar kilo kaybı gözlenmiş.

 

Hastaların %56'sı HbA1c'lerini tip 2 diyabet için tanı eşiğinin altına düşürebildi ve %47.7'si diyabetlerini tersine çevirebildi.

 

Sağlığını yeniden kazanmak için geç değil. Kendin için daha sağlıklı tercihler yaparak tip 2 diyabeti yenebilirsin. Bu süreçte kaçınman gereken yüksek glisemik indeksi gıdaları glisemik indeks nedir sayfamızda senin için bir araya getirdik, göz atıp bu yiyecekleri olabildiğince az tüketerek başlayabilirsin.

 

Bariatrik Cerrahi ve Diyabet

 

Uzmanlar, mide ameliyatlarının kilo vermekten daha fazlasını sağlayabileceğini söylüyorlar. Aynı zamanda kalp krizi ve felç riskini azaltabilir.

 

Bariatrik cerrahi diyabet hastaları için faydalı olabilir.

 

Bariatrik cerrahi, obez olanlar için pahalı ve riskli bir seçenek gibi görünebilir.

 

Bununla birlikte, son araştırmalar obez olan ve diyabetli kişilerin ameliyattan sonra sadece kilo kaybetmedikleri, aynı zamanda tip 2 diyabetli hastaların iyileştiklerini göstermiş.

 

Bariatrik cerrahi çeşitleri:

 

  • Mide bandı (gastric banding)
  • Mide baypası (gastric bypass)
  • Tüp mide (gastric sleeve)
  • Gastrik plikasyon (gastric plication)
  • İnce bağırsak baypası (duodenal switch)
  • Mide Balonları (Ameliyatsız çözümler)
  • İştahı azaltan, implante edilebilir bir cihaz olan Maestro sistemi

 

Son zamanlarda yapılan bir çalışmada araştırmacılar, “aşırı derecede obez olan ve diyabeti olan kişilerin kilo kaybı ameliyatından sonraki beş yıl içinde yüzde 40 daha az kalp krizi ve felç geçirdiğini - ve yüzde 67 daha az ölüm” olduğunu bildirdi.

 

Çalışma ayrıca bir kişinin ellerinde veya ayaklarında diyabetik nöropati riskinde %50 azalma olduğunu buldu.

 

Bununla birlikte, en önemlisi, 7 yıl boyunca takip edilen hastalarda, özellikle gastrik baypas yapılan diyabet hastalarının yaklaşık yarısının, önemli kilo kaybı ve kan şekeri seviyeleri de dahil olmak üzere genel sağlık belirtilerinde iyileşmeler görüldü.

 

Bariatrik Cerrahi İle Diyabetin Tedavisi Üzerine Yapılan Çalışmalar

 

Amerikan Tabipler Birliği Dergisi'nin son sayısında Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK) tarafından finanse edilen bir çalışma yayınlandı.

 

Çalışma ABD nin dört farklı yerinde yapıldı: Kaiser Permanente Washington, Kuzey Kaliforniya ve Güney Kaliforniya ile Minnesota'daki HealthPartners Enstitüsünde.

 

Çalışma vücut kitle indeksi (BKİ) 35 veya daha yüksek olan ve bariatrik cerrahi geçirmiş olan 5.000'den fazla Kaiser Permanente hastası ve diyabetli 247 HealthPartners hastası ile gerçekleştirildi.

 

Bu hastalar daha sonra, obez ve tip 2 diyabetli olan ve hastalıklarını geleneksel tıbbi ilaç ve bakım ile yönetmeye çalışan 15000 kişilik bir kontrol grubuyla karşılaştırıldı.

 

New York Lenox Hill Hastanesi Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Bölüm Başkanı Dr. Mitchell Roslin bariatrik cerrahinin yararlarının sadece kilo vermekten çok daha önemli olduğunu söyledi.

 

Dr. Mitchell Roslin, “Tansiyonu düşürüyor, insülin direncini tersine çeviriyor, karın basıncını düşürüyor, seks hormonlarının seviyelerini değiştiriyor, kolesterolü düşürüyor ve bağırsak-beyin etkileşimini değiştiriyor” dedi. “Obezite inflamatuar bir hastalıktır ve bariatrik cerrahi bu süreci tersine çevirir. Kilo kaybı hikayenin tamamı değildir. Nörolojik yolaklardaki ve hormon seviyelerindeki değişiklikler kilit bir rol oynar.”

 

“Bariatrik cerrahi, remisyon metabolik hastalıklarına ve tip 2 diyabet gibi koşullara neden olan olumlu etkilerinden dolayı metabolik cerrahi olarak da adlandırılır,” diyor. 

 

Fort Lauderdale'deki Cleveland Clinic için bariatrik beslenme konusunda uzman olan Lillian Craggs-Dino, DHA, Florida, şunları aktardı.

 

“Araştırma, ameliyatın bir tedavi seçeneği olarak kabul edilebileceğini çok güçlü olarak ortaya koymuştur ve hatta Amerikan Klinik Endokrinologlar Birliği ve Amerikan Endokrinoloji Koleji tarafından desteklenmektedir.” dedi.

 

Craggs-Dino, bariatrik cerrahi ile ilgili 135 çalışmanın büyük bir analizinin, hastaların yüzde 86'sının tip 2 diyabetin dramatik bir iyileşme gösterdiğini de sözlerine ekledi.

 

Craggs-Dino, “Bununla birlikte, kilo kaybı ve diyabet tedavisi için cerrahi işlem yapılması çok kolay tercih edilmemelidir” diye uyardı. “Disiplinlerarası bir ekip tarafından özel bir hasta seçimi süreci ve yoğun bir çalışma sonucu karar verilmeli. Öncelikli tercihin yaşam tarzı değişikliği, egzersiz ile süreçleri denendikten sonra son çarenin cerrahi işlem olması gerektiğini aktarıyor.

 

2016 yılında Amerikan Diyabet Derneği , bariatrik cerrahiyi resmen tip 2 diyabetli bazı hastalar için etkili bir tedavi olarak onayladı.

 

 

Görüşünüzü Paylaşın
Ziyaretçi Görüşleri

Bu yazı hakkında henüz bir yorum yapılmadı.

Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.

Soru ve görüşleriniz bizim için değerledir. Sorun ve görüşlerinizi iletmenizden memnuniyet duyarız.

Benzer Yazılar

Diyetisyen Misin?

Kategoriler