Şekerden Kurtulma Zamanı

Şekerden Kurtulma Zamanı
Aşırı şeker tüketimi vücudumuzda nasıl hasarlar oluşturuyor biliyor musunuz? Depresyon, kaygı, üzüntü, mental sağlık ve daha fazlası yazımızda.


Şekerle çok içli dışlı olmanın insan vücudunu mahvettiği hepimizin bildiği bir gerçek. Buna rağmen ülkemizde kişi başı şeker tüketiminin 30 kilodan fazla olması sağlığımız için çok ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Şeker sağlığımızı kötü etkiliyor cümlesinin çok geniş bir kapsamı olduğunun da farkındayım. Aslında hepimiz şekeri azaltmanın kilo vermeyi arttırdığını da biliyoruz. Peki kaçımız şekerin beynimizdeki etkisini biliyor? Bugünkü yazımızda buna yoğunlaşacağız şekerin beynimizdeki etkilerini inceleyeceğiz.


Şeker Bizi Göklere Çıkardıktan Sonra Yerin Dibine Sokar 


Sizin de stresli bir günü atlatma yönteminizin içinde dondurma yemek varsa, siz şekerim düştü kelimesine hakimsinizdir diyebilirim.

Birçok insan bu tarz stresli günleri az bir rahatsızlıkla atlatırken, büyük bir grup ise stres altında kaldığı zaman kendini kocaman bir kova dondurmaya gömebiliyor.


Dikkat ederseniz ilk grup için atlatıyor dedim fakat ikinci grup için böyle bir cümle kullanmadım. Bunun sebebini bilim adamları stres altında çok fazla işlenmiş rafine şeker tüketen insanların hormonal olarak endişe, üzüntü ve irite olma olasılığının 3 kat arttığını kanıtlamışlar. Bu da zaten stres altında olan kişilerde depresyon veya anksiyete olarak kendini göstermektedir.


Ama Şeker Neden Böyle Bir Probleme Yol Açsın Ki?



Siz herhangi bir sebepten dolayı aşırı şeker tükettikten sonra vücudunuz damarlarda akan aşırı glikozu hücrelere sokup kandaki şeker oranını dengelemek için insülin hormonunu salgılar. Bu iyi bir şey mi sanıyorsunuz? Tam olarak değil.

Siz kendinizi dondurma kovasına gömdükten sonra vücudunuz yediğiniz aşırı şekeri hücrelere sokabilmek için normalden çok daha fazla çalışmaya başlar.

Bu içerdeki yoğun çalışma sizin dışarda kullandığınız enerjinizi bir anda düşürebilir. Sinirli, rahatsız ve manasız bir şekilde herhangi bir şeyden çok daha fazla üzülebilecek bir hale sokar. Aslında içerisi ile uğraşırken dış etkileri ikinci plana atar.

Eğer depresyon ve anksiyete rahatsızlıklarını yaşadıysanız aşırı şeker tüketiminden sonra yaşayacaklarınızı az biraz tahmin edebilirsin. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız tüketeceğiniz her türlü işlenmiş şeker içeren gıda maddesi bu semptomları arttıracaktır.


Aşırı Şeker Tüketimi Anksiyete Ve Depresyona Sebep Olmuyorsa Bu İçeride Daha Büyük Problemlere Sebep Oluyor Demektir


Eğer depresyon geçirmişseniz kafanızı şekere gömmenin ne kadar sert sonuçları olduğunu da biliyorsunuzdur.

Şekerin sizi yükseltip bir anda yere çakması sizin zaten üzgün depresif halinize bir de sinir katacaktır.

Aşırı şeker tüketimi vücudunuzun strese cevap verme yeteneğini zayıflatır.



Bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı araştırmalarda şeker ve depresyon arasında net bir bağlantı keşfetmişler. Ayrıca şeker tüketen farelerin karaciğerlerinin tüketmeyenlere nazaran çok daha erken iflas ettiğini keşfetmişler.


Şeker Sizin Depresyona Girme İhtimalinizi Arttırır


Tatlılara hayır diyebilmek gerçekten zor, özellikle ciddi bir üzüntü ciddi bir sorunla karşılaştığımız zaman bir kase dondurma adeta ilaç gibi görünebilir. İnanın bana kral çıplak!!! yani o gördüğünüz zehir sizi iyi etmek yerine daha kötü bir pozisyona sokacaktır.

Ancak duygularınızı uyuşturmak için şeker tüketmek bir kısır döngü, yalnızca üzüntü, yorgunluk ve umutsuzluk belirtilerinizi daha da kötüleştirecektir.

Aşırı şeker tüketimi beyindeki bazı kimyasalların dengesini değiştirecektir. bu beyindeki kimyasalların dengesizleşmesinin size en hafif etkisi depresyon en ağır etkisi ise uzun dönemde zihinsel olarak yaşanacak sıkıntılar olarak kendini gösterecektir.


Şekerden Uzaklaşmaya Başlamak Size Panik Atak Yaşatabilir.


Eğer gün boyunca şeker tüketmediğiniz için şekerinizin düştüğünü düşünüyorsanız. Şeker bağımlısı olduğunuzu söyleyebiliriz. Bu durum her bağımlılığın getirdiği gibi uzaklaşıldığında bir panik atak ve aşırı arzulama, almadığında ellerin titremesi, terleme gibi semptomlar uyanacaktır. İşlenmiş şeker tüketmediğiniz için elleriniz titriyorsa bunu bırakmak hiç zevkli ve eğlenceli olmayacak demektir.

Yukarda bahsettiğim gibi şekerden uzaklaşma anksiyete, sinirli olma, kafa karışıklığı ve ellerde titreme gibi yan etkiler gösterecektir. Peki size bu yan etkiler başka neyi hatırlatıyor. Eğer bulamadıysanız ben söyleyeyim filmlerde gördüğümüz uyuşturucu bağımlılarının başına gelen durum işte bu durum. Tamam bu o kadar ağır değil ama tepkiler tamamen benzer.

Harvard Tıp Fakültesinden Dr. Uma Naidoo anlatıyor " İşlenmiş şekerin etkilerinin de yan etkilerinin de tamamen uyuşturucu ile paralel hatta bazı özelliklerinin uyuşturucudan daha etkili olduğunu yaptığı laboratuvar testlerinde kanıtlamıştır örnek göstermek gerekirse dopamin salınımı konusunda.

Kokain kullanan birisi bir anda bıraktığı zaman mental olarak ve psikolojik olarak vücutta bir duraklama dönemi oluşur. Dr. Naidoo bu uyuşturucu etkisinin günde 16 çay kaşığından fazla şeker tüketenler içinde benzer olduğunu daha az tüketenlerin de dikkat etmelerini gerektiğini belirtirken modern dünyada hemen hemen her şeyin içinde işlemiş şeker olduğunu hatırlatıyor.

16 çay kaşığı şekerin sadece bir kutu kolada bulunduğunu aktarıyor. Bu miktar tüm gün içinde almanız gereken şeker miktarının çok üstünde. Bu kadar şeker alırsanız şekeri bıraktığınızda vücudunuz eroini bıraktığında nasıl tepki verecekse şekeri bıraktığınızda da öyle tepki verecektir.


Şeker Beyninize Aşırı Elektrik Vererek Şalterlerini Attırır


Mideniz size kafanızı bir leğen kolaya sokmanızı yada dondurmalar üstünde kayak yapmanızı isteyebilir. Bunun için çok ısrarcıda olabilir ama inanın beyninizin farklı bir fikri var.

Dünyaca ünlü UCLA araştırma merkezinde yapılan araştırmalarda yüksek şeker oranına sahip diyetler her gün içilen kolalar, mısır gevrekleri gibi yiyecekler beyninizi yavaşlatıp hafıza ve öğrenme bölgelerinde paslanmaya sebep olduğunu ve bu tarz insanların ileriki yaşlarında Alzheimer olmaya daha yatkın olduklarını keşfetmişler. Bunun üstüne araştırmacılar yüksek fruktozlu beslenmenin beyindeki genlere de zarar verdiğini ve bu genlere gelen zararın çocuklarla devam edebileceğini keşfetmişler.

Bu zarar gören genler üstte bahsettiğim gibi hafıza kaybı öğrenme bozukluğu Alzheimer, diyabet ve kalp hastalıklarına daha kötüsü bu hastalıkların soyunuza bulaşmasına sebep olabilir.

Türk beslenme tablosuna fruktozun girdiği en büyük kapı gazlı içecekler diyebiliriz. Bu gazlı içecekler içlerinde şeker kamışı yani sükroz (bildiğimiz toz şeker) ve yüksek şekerli mısır şurubu bulundurmaktadır.

Bu bilinmesi gereken çok ciddi bir bilgi çünkü bilim adamlarıyla beraber bu yazımızda sadece fruktoza yoğunlaşmış sadece fruktozun zararlarını sizlerle paylaştık. Bunun dışında sükroz'un zararlarını bir sonraki yazılarımızda paylaşacağız.


Beyin sağlığınıza önem veriyorsanız gazlı içeceklerden uzak durmanızı tavsiye ederiz.


Görüşünüzü Paylaşın
Ziyaretçi Görüşleri

Bu yazı hakkında henüz bir yorum yapılmadı.

Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.

Soru ve görüşleriniz bizim için değerledir. Sorun ve görüşlerinizi iletmenizden memnuniyet duyarız.

Diyetisyen Misin?

Kategoriler

Instagram Akışı